< lenin - ALIRSIN Bİ BLOG OLURSUN VANTROLOG - Blogcu





1/12/2006

lenin

Lenin başucumda

Çocukluğumda ve gençliğimde hep merak ederdim, genç kızların defterlerini kitaplarını kapladıkları posterler hep popüler, genç ve yakışıklı tipler oluyor? Medya aracılığıyla -deyim yerindeyse gözümüze soka soka- sürekli gündemde tutulan müzisyen, sinema sanatçısı, popüler kültüre mensup tipler niçin İDOL oluyor? Ya da ergenlik çağındaki erkek çocukların idolleri nasıl oluşuyor, niçin böyle bir şeye gereksinim duyuluyor diye…

Cevabı yıllar sonra antropolojik araştırmaları daha dikkatle gözden geçirirken buldum. Antropologların arkaik dönemden bu yana eldeki verileri sosyolojik, sosyo-psikolojik ve de tarihin seyri ile karşılaştırmalı olarak ele almaları sonucunda ilginç bir bilimsel keşif ortaya çıktı. Buna göre insanoğlu daha evriminin ilk aşamalarında bir "dayanışma davranışı" ve bunu destekleyecek başka önemli davranış biçimleri geliştirmişti. Bu destek davranış biçimlerinden bir tanesi de "örnek alma" davranışı idi.

Biliminsanlarının bu davranış biçimini açıklama biçimi, topluluk ya da bireyin herhangi bir eylemin gerçekleştirilmesinde öne çıkan ya da üstün özellikler sergileyen ya da toplum tarafından üstün özellikler sergiliyormuş gibi algılanan bireyin kollektif bilince "örnek" olarak yazıldığı ve de zamanla bu ilişkinin birey ya da toplumun örnek alınan birey ya da grupla özdeşleşmeye çalışma ve taklit davranışını doğurduğu şeklinde. Bu bir bakıma kitlelerin ya da bireylerin kimi zaman faşist diktatörlerin ya da dini önderlerin ya da "peşinden niçin gidildiğini anlamamızın çok zor olduğu" şahsiyetlerin takipçisi olması olgusunun bir ayağını açıklıyor.

Burada bu takip davranışının hangi kitle manipülasyon araçları ile gerçekleştirildiğini anlayabilmemiz için propaganda ve kitle psikolojisi konularına da kısa örneklemelerle değinmemiz yerinde olacaktır. Bu tür konuları emperyalist amaçları doğrultusunda kullanma uzmanı olmuş ABD'li psikologlar, bu deneylerde yine başı çekiyorlar.

En klasikleşmiş deneylerden birinde sözde 4 denek vardır. Ama aslında 3 kişi psikologlarla anlaşma halindeki oyunculardır. Deneklere hepsinin aynı anda aynı mekanda cevap verecekleri şekilde bir tanesi diğerlerinden oldukça kısa olan 3 çöp gösterilir, hangisinin en kısa olduğu sorulur, asıl denek dışındakiler yanlış cevap verir. Daha üçüncü soruya geçmeden asıl denek de diğerlerinin verdiği yanlış cevapları topluluğa uyarak onaylamaya başlamıştır ve bu durum hiç bozulmadan sorular bitene kadar devam eder.

Kitlelerin bu şekilde depolitize edilmesi, dezenforme edilmesi sadece son yüzyılın bir fenomeni değil elbette. Ama biz konuyu yine diyalektiğin ince ayarlı tartısına yatırıp bizim kendi örnek şahsiyetlerimiz temelinde ele alıp konuya bir de bu yönüyle bakalım istedik. Bu çerçevede hayatını, mücadelesini, yaşam tarzı ve kişisel özelliklerini inceledikçe yeniden ve yeniden içimize direnç, güzellik ve de gizli bir övünç veren Vladimir İlyiç Ulyanov LENİN'e bakmak istiyoruz.

Lenin
Lenin 22 Nisan 1870 yılında Simbirsk'de doğdu (Bu şehrin adı Lenin'in anısına daha önceleri Ulyanovsk yapılmış, şimdiki rejim tarafından yine Simbirsk'e çevrilmiştir). Lenin 1879 ve 1887 yılları arasında Simbirsk'te daha lise çağlarında Marksist yazıları okuyordu.1887 yılında erkek kardeşi Alexander, Çara karşı suikast düzenlemekten idam edildi. Birçok biyografide bu olayın Lenin'in devrimci mücadeleye katılmasında dönüm noktası olduğu vurgulansa da bize göre tarihin ilerleyiş tarzı tek sebeple açıklanamayacak kadar karmaşıktır. Lenin 1887-1891 yılları arasında Samarra kentinde hukuk eğitimini tamamladı.1891-1893 yılları arasında yine Samarra'da avukatlık yaptı.1893 yılında devrimcilerle ve sosyaldemokratlarla aktif ilişkiye geçeceği St. Petersburg'a yerleşti. Martov'la (1873-1923 daha sonra Menşeviklerin lideri olmuştur) birlikte İşçi Sınıfının Kurtuluşu İçin Mücadele Birliği'ni kurdular (bu birlik daha sonra Rus Sosyal-demokrat İşçi Partisi'nin kurulmasına öncülük etmiştir).

1895-1900 yılları arasında 2 yıl zindan, 3 yıl da Sibirya sürgünü cezası çekti. Bu sürgünde bile devrimci propaganda broşürleri hazırladı. 1900 yılında Batı Avrupa sürgününde "Iskra" (Kıvılcım) gazetesinin kuruluşuna katıldı ve devrimci parti konseptini tanımlayıp bu zamandan itibaren de Lenin takma adını kullanmaya başladı. 1903 yılında Londra'daki 2. Parti Kongresi'nde kendi parti anlayışını sert tartışmalara rağmen kabul ettirdi. Parti bu kongreden sonra Menşevikler ve Bolşevikler olarak ikiye bölündü. Menşeviklerin başında Martov vardı. 1905 yılında devrimci grev ve protestoların sürdüğü bir ortamda Rusya'ya geri döndü. Bu dönemde Çar'a karşı uzlaşmasız bir savaş politikası yürüttü ve bu geri çekilişten sonra tekrar sürgün yılları başladı. 1912 yılında Bolşevikleri Sosyal-demokratlardan devrimci anlayışı uygulamak üzere ayırdı ve parti gazetesi "Pravda"yı (Gerçek) çıkarıp Josef W. Stalin'i Merkez Komite'de görevlendirdi. 1914-1917 yıllarında İsviçre'de sürgündeydi. Bu dönemde Sol Sosyalistler'in savaş konferanslarında önerisi olan "savaşın iç-savaşa dönüştürülmesi" önerisini kabul ettiremedi.

Emperyalizm tanımlaması ile Batının endüstri devlet ve toplumlarını en kapsamlı ele alan Marksist materyalist teorinin geliştirilmesinde büyük rol oynadı ("Emperyalizm, Kapitalizmin Son Aşaması"). 1917 yılında Şubat Devrimi sırasında Rusya'ya geri döndü. "Nisan Tezleri" çalışması ile radikal devrim, barış sorunu, toprak reformu ve yeni hükümet önerilerini formüle etti. Bolşevik Temmuz Ayaklanması başarısız olunca Finlandiya'ya geçti. 9 Ekim günü Lenin gizlice Petrograd'a geldi ve ertesi günü Merkez Komitesi tarihi toplantısını yaptı. 10 Ekim günü toplanan Merkez Komitesi, 2 aleyhte (Zinovyev ve Kamenev ) oya karşılık 10 oyla (Lenin, Stalin, Troçki, Sverdlov, Uritski, Derjinski, Kollontay, Bubnov, Sokolnikov, Lomov) silahlı ayaklanmaya hazırlığa başlanılmasını ve bu iş için bir "komite"nin kurulmasına karar verdi. 7 Kasım 1917′de Lenin'in önderliğinde Bolşevikler iktidarı ele geçirdi. 8 Kasım 1917′de Halk Komiserleri Kurulu başkanlığına seçildi. Bolşevikler artık iktidardaydı. Bu süre içinde Brest-Litovsk Antlaşması yapıldı. 1918 yılında bir anti-marksistin saldırısında ağır yaralandı.1919 Komünist Enternasyonal'in (Komüntern) kurulması ile Lenin tüm komünist hareketlerin merkezileşmesi çağrısını yaptı. 1921 yılında kötüleşen ekonomik duruma karşı NEP (yeni ekonomi) dönemini başlattı.1922 iki beyin enfarktüsü (inme) geçirdi. Son anına kadar çalışmaya, yazmaya, fikir ve politika üretmeye çalıştı.1924 yılında öldü.

Şimdi buraya kadar aslında başlı başına onlarca romana konu olabilecek bir hayatı ve olaylar dizisini kuru bir ansiklopedi dili ile ele aldık. Ama bir de ayrıntılar var. Bu ayrıntılar Lenin'in yaşamında yanında bulunmuş insanların canlı tanıklıklarına dayanıyor. Onun ne kadar ilginç bir insan olduğunu kendi kişisel gerçeğinden ne kadar haberdar olduğunu, alçakgönüllü ve başta anlatmaya çalıştığımız örnek model olma vasıflarını ne kadar taşıdığını kanıtlar nitelikte. En son okuduğum "Çağdaşlarının Gözüyle Lenin" adlı kitapta anlatılan küçücük, tarihin bazen sadece özel kalmış belleklerinden damlayan bazı anekdotlar var ki, insan 'Keşke o anda orada ben de olsaydım' diyor.

Londra'da yazar Maxim Gorki'nin odasına girip yatağının üstünü eliyle kontrol eden Lenin'e Gorki ne olduğunu soruyor şaşırıp. Lenin "Çarşaflar nemli mi diye bakıyorum" diyor. Gorki yine anlamıyor ve Lenin dönüp, "Sağlığınıza çok dikkat etmelisiniz!" diyor. Capri'de İtalyan balıkçılardan olta ile balık tutmayı öğrenirken bir balıkçı "Cosi drin drin capishi?" (işte böyle tirt tirt anladın mı) diyor. Lenin balığı tutunca coşku ve neşeyle "Ahha! drin drin" diye bağırıyor. İtalyan balıkçılar ona "drin drin senyor" adını takıyorlar. Bir yoldaşını onun yatak çarşafları nemli mi değil mi diye kontrol edecek kadar önemseyen ve her türden insanla iletişim kurabilen bir önder!

Bütün anlatımlar çeşitli dönem ve çok farklı kişilerden derlenmiş. Clara Zetkin'den Lenin büstünü yapmış Clare Sheridan adlı heykeltraşa ya da İtalyan Komünist Partisi kurucularından Umberto Terracini 'ye kadar geniş bir yelpazeyi içeriyor. Ama bütün anıların ve ayrıntıların inanılmaz bir özelliği var. Hepsinde Lenin'in ne kadar sade, çalışmaya ne kadar önem veren, kendini hiç önemsemeyen, mütevazı, aynı zamanda da zehir gibi bir eleştirmen, volkan gibi enerjik bir önder olarak hafızalara kazınıyor.

Köylülerin evine gönderdiği besin maddelerini hastanelere gönderen, yıllarca aynı ceketi ama tertemiz olarak giyen bir devrimci ve devlet adamı! Bir burjuvanın hayal bile edemeyeceği insan güzelliği, bireyde vücut bulmuş devrimci tarz! 1921 yılında kendisi son derece bitkin ve hasta yatağındayken dahi Maksim Gorki'ye direnmemesi ve tedavi görmesi için; "Gidiniz iyice tedavi olunuz! Böyle kalın kafalı olmayınız, rica ederim" diye biten bir mektup yazıyor. Mektubun başında "Siz hem kan tükürüyor hem de gitmemekte direniyorsunuz! Fakat bu çok insafsız ve mantıkdışı bir davranış" diye yazması onun insanlarla, özellikle de devrime katkılarının artacağına inandığı insanların yaşamlarının en küçük ayrıntıları ile dahi ilgilendiğini ve dostluklarına ne kadar sadık olduğunu da gösteriyor.

Sadakat, sadelik, gerçekçilik, adalet arayışı, böbürlenmeyen ve son ana kadar çalışan üreten bir devrimci… Hele de bütün anılarda yine ortak özelliği disiplini. Hasta yatağında dahi doktorların çarşıdaki spekülatörlerde bulunabilecek ve alınması tedavisi için mutlak zorunlu olan yiyecek maddelerini halkı açken almayı reddeden bir önder. Hele de 1905 Moskova Ayaklanması'na katılmış ve 10 sene hiçbir şey yapmamış eski bir devrimciye gözlerinin içine bakarak iki kez ve adamı altüst ederek sorduğu bir soru var ki, tam da yazımı bitirebileceğim bir cümle: "Evet yoldaş ama bu devrim için ne yapıyorsunuz?"

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: persona | Tarih: 2007-10-30 01:05:07
    Konu: mimleme işi
    evet, alırsınız bir blog olursunuz vantrolog ve hatta bununla beraber başka blog yazarlarının mimlediği kişi de olursunuz şu anda olduğu üzre...

    mail adresinize ulaşamadığım için bu yazınızın altına alakasız bir not olarak ilişiyorum, üzgünüm.

    bu kendi halinde mim oyununa dahil olmak isterseniz, buyrunuz konu budur:

    http://yeraltindanotlar.blogspot.com/2007/10/mim-benim-drtlk.html

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »